BULUTLARI BEKLERKEN, gerçek evrensel insanî duygular olan aşk, suçluluk, korku ve paylaşmayı deşerken, “biz kimiz?” ve “nereye aitiz?” sorularını ortaya atıyor. Hiç evlenmemiş olan Ayşe, yıllar önce dul kaldıktan sonra, hayatını hasta ablası Selma’ya adamıştır. Ayşe artık, kısa süre sonra yalnız kalacağı yolundaki haşin gerçekle yüz yüze gelmek zorundadır. Onun trajik geçmişinin esrarı, Selma’nın ölümü karşısında onun yoğun kayıp duygusunu paylaşan sekiz yaşındaki sevimli oğlan Mehmet’in meraklı gözlerinden anlatılacaktır. Ayşe’nin trajedisi, tarihi olayların tarihsiz bir sonucu olarak başlar: Birinci Dünya Savaşı ve Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü, Türkiye’de yeni milliyetçi dalgalara yol açarak, Karadeniz bölgesinde Rumlarla Türkler arasında büyük gerginlikler ve çelişkiler yaratmıştı. 1916 kışında, Osmanlı Ordusu, kısa süre önce Rus işgalinde olan Trabzon’un batısındaki köyleri boşalttı, bu köylerin Rum sakinleri örgütlenmemiş bir sürgün çabası içinde, evlerinden atıldılar. Ayşe’nin esas adı Eleni’ydi ve tahliye edilen Rum ailelerden birinin kızıydı. Eleni, 10 yaşındayken, annesi, küçük erkek kardeşi Niko ve bebek kız kardeşiyle birlikte, güneye doğru, sonu gelmeyeceğe benzeyen bir yürüyüşe katlanmak zorunda bırakılmıştı.

Yönetmen:
Yeşim Ustaoğlu
Oyuncular:
Rüçhan Çalışkur, Rıdvan Yağcı, İsmail Baysan…
Tür: Dram
Süre: 92 Dk.
Yapım Yılı: 2004
1916 yılında Karadeniz bölgesinden göç etmek zorunda kalan Rum ailelerden birisinin kızıdır Ayşe ya da asıl adıyla Eleni… Ayşe/Eleni sürgün yollarında ailesinin büyük bir kısmını karlara bırakıp Mersin’e ulaştığında, küçük kardeşi Niko ile çok çaresiz kaldıkları bir anda Türk bir aile tarafından evlatlık edinilir. Küçük Eleni’nin acımasız deneyiminin travması, yeniyetme Selma’yla kurduğu sevgi dolu bağ sayesinde hafifler.
Niko’nun gidişine göz yumup, yıllar sonra bütün hayatını bir gölge gibi adadığı sevgili Selma’sı da vefat edince, Ayşe’nin derinlerde sakladığı suçluluk duygusu, iç hesaplaşması, dağlardan gelen bulutların, sislerin getirdiği seslerle, geride bıraktığı kayıplarının görüntüleriyle harekete geçer. 50 yıldır sorduğu sorunun cevabını artık bulmak zorundadır. Acaba koruyamadığı, gitmesine göz yumduğu, 6 yaşından sonra bir daha görmediği Niko yaşıyor mudur? Nerededir? Onu affedecek midir?
“Bulutları Beklerken” bizi, 50 yıl boyunca sırtına yüklenen sırların yüküyle yaşamak zorunda kalmış bir kadının; Karadeniz’in sislerle örülü yaylarında, karanlık ve sırlarla dolu geçmişinin kapılarını aralamasına, bitmek bilmeyen arayışına ve vicdani hesaplaşmasına tanıklık etmeye çağırıyor…
Sundance Uluslararası Film Yapımcıları, Avrupa Bölümü Senaryo ödülü ile yolculuğuna başlayan “Bulutları Beklerken”; serüvenini yönetmen Yeşim Ustaoğlu ve ekibiyle birlikte, profesyonel oyuncu kadrosu ve yerel oyuncuların katılımıyla, Karadeniz Bölgesinde Tirebolu ilçesi, Doğu Karadeniz yaylaları ve Selanik’te sürdürdü. Filmin, 2004 Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü ve En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’ne de değer görüldüğünü ekleyelim.
yönetmen : yeşim ustaoğlu kimdir ?
Eleştirmenlerce duyarlı, gerçekçi ve yalın sinema diline sahip olduğu vurgulanan Yeşim Ustaoğlu, mimarlık eğitimi aldı. Çektiği ilk kısa metrajlı filmi “Bir Anı Yakalamak” ile ’84 yılında İFSAK Kısa Film Yarışması’nda ödül alan Ustaoğlu, ikinci kısa filmi “Magnafantagna” ile Oberhausen ve Chicago film festivallerine katıldı. ’91 yılında Yunus Nadi Kısa Film Yarışması’nda birincilik ödülü alan “Düet” ve 14. Akdeniz Montpellier Festivali Büyük Ödülü’nün sahibi olan “Otel”, Yeşim Ustaoğlu’nun diğer kısa filmleri Yeşim Ustaoğlu, ’94 yılında yaptığı ilk uzun metrajlı filmi “İz” ile 14. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde En İyi Türk Filmi Ödülü’ne değer görüldü, “İz”, Moskova ve Gotenburg gibi festivallerde de gösterildi.








